Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Bu dünya sahnesinde darılan değil dayanan kazanır.
Gönderen : Sabri Babadan Mektup
Tarih : 7/15/2022 3:06:29 PM


.
SABRİ BABA’DAN MEKTUP
*BU DÜNYA SAHNESİNDE DARILAN DEĞİL DAYANAN KAZANIR*

Kıymetli yavrum,
Bu dünya sahnesinde darılan değil, dayanan kazanır, çektiklerimiz, mâruz kaldıklarımız hep bizim iyiliğimiz içindir. Kalp temizliği, gönül sâfiyeti kitap okumakla kazanılmaz. “Mümin, müminin aynasıdır.” buyruluyor. Zira insan kendi kendini lâyığı ile göremez. Bir gönül sahibi ile, bir Allah dostu ile dost ol ki, onda kendini göresin. Müslümanlar Mekke’ye girdikleri zaman Resulü Ekrem önce Kabe’ye gitti. Putları kırdı. Sen de, kafandaki putlar bir gül yüzlü tarafından kırılırken, tahammül et. Dayan. Dişini sık. Öl ki diri olasın. Ölmeden önce, gönlünü saran putlardan, nefsin azgınlıklarından kurtul ki, gerçek hayata, ebedi güzelliğe ulaşasın… Bu garip vücudunda mahzun yaşama. Dipdiri, cıvıl cıvıl ol, sevgiliyi gören göz nasıl neşe ile dolarsa, içi içine sığmazsa, sen de öyle ol…

Hiç korkma, endişe etme, Allah için çarpan kalbi bir gün açarlar. Kimseyle oturup tartışma. Aşk yolunda tartışma yoktur. Sadece edep, incelik, efendilik vardır.

“Hak şerleri hayreyler

Zannetme ki gayreyler

Mevla görelim neyler

Neylerse güzel eyler…”



Edebi terk eden sırra vâkıf olamaz. Sabırda kal. Sabırla taş yâkut olur, her murad hâsıl olur, çirkinler güzel olur. Sabreden bir gün sevdiğine ulaşır. “Seviyoruz, güzelliğimiz bu yüzden”, der… Yaşadığı her dakika bir inci dakikası olur. Bir de bakar ki, bütün kirlerden arınmış bir gül gibi olmuştur. Bazen bundan haberi bile olmaz. Nasıl olacak diye tasalanma. Endişeyi bırak. Rahat ol. Sen kendini çırpınmadan denize bırakırsan, o seni taşır.

Gece sadece uyumak, istirahât için değildir. Gecenin bir kısmını ibâdetle, niyazla, tefekkürle, aşkla geçirirsen, gündüzün renkle, ışıkla, şiirle dolar. O’nun emirlerine teslim ol ki, ruhunda sâfâ bulasın. Allah diyen yalnız olmaz. Yürekten, aşk ile Allah diyenin bütün günahları, sonbahar yaprakları gibi dökülür. Allah diyen mahrum olmaz. İnsan kimi severse, onunla beraberdir. Kalbini ve dilini muhafaza eden daima kazanır. İmam Gazali’ye sormuşlar, “Ya İmam,” demişler, “Allah’a nasıl vâsıl olalım?” Cevap vermiş. “Her geceni Kadir, her gördüğünü Hızır bil.”

Herkese, her şeye itiraz eden, şikayetle ömrünü geçiren insanlar, bir yere ulaşamazlar. Yunus, ne güzel söylüyor:

Kakımak olaydı ger

Muhammed de kakırdı

Vara yoğa kakırsın

Sen derviş olamazsın



Kakımak; vara yoğa, her şeye, herkese itiraz etmek, burun kıvırmak… Allah cümlemizi esirgesin. Bu durum, nefsin tekme atmasından başka nedir ki? Biz kimseyi denetlemekle, eleştirmekle, yargılamakla görevli değiliz. Haddimizi bilelim. Edebimizi bilelim. Cenab-ı Hak, Hazret-i Musayı, Firavun’u Hakka davetle görevlendirir ve buyurur, “Ya Musa, Firavunla konuşurken, yumuşak ve tatlı söyle…” Üzerinde yıllarca düşünmemiz gerek. Biz hüsn-i zan üzere bulunmakla yükümlüyüz. Yunus, “bir çeşmeden akan su, acı tatlı olmaya” der ve ilave eder:

“Hak’tan gelen şerbeti, içtik Elhamdülillah.”

İnşallah, bizlere de nasip olur…

Selam, saygı ve sevgi ile.
Sabri Tandoğan
(1934-2015: Aziz Ruhlarına Fatihalarla)
*Selamlar, huzur, esenlik, sağlık, dostluk içinde geçecek hayırlı cumalar.*

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]