Sayın Armağan Ergon,
23 Şubat 2006 tarihli mailinizi aldım. Aslında basit gibi görünen fakat son derece önemli bir konuya değinmişsiniz. Hassasiyetinizden dolayı sizi yürekten kutlarım. Fenerbahçe 2 nci Başkanı Sayın Nihat Özdemir hiç de iyi bir hareket yapmamış, güzel bir söz söylememiş. Beni yakınen tanıyanlar bilirler, ben de Fenerbahçe taraftarıyım. Fakat tuttuğum takımın 2 nci Başkanının bu sözünü okuuğum zaman fevkalade üzüldüm. Hatta açık ve samimi konuşmak gerekirse, utanç duydum. Bir Fenerbahçe taraftarı olarak yüzüm kızardı. İtirazları işitir gibiyim. Başta Sayın 2 nci Başkan olmak üzere pek çok insan "Efendim" diyecekler, "Geçen derbi maçında onlar da bize öyle yaptılar, taraftarımızı almadılar, hatta çeşitli yolları kullanarak giren taraftarlar tezahürata başlayınca staddan çıkarıldılar. Evet bunları biliyorum ama şunu unutmayalım ki biz bu dünyaya körlük için, intikam için, nefsani duygularımızı tatmin için gelmedik. Önemli olan bir yerde bu çirkin gidişe dur diyebilmek. Bir yerde iyinin ve güzelin temiz, asil, büyük ve yüce olanın sesini duyurabilmek. "Çağrı" filmini hemen hepiniz seyretmişsinizdir. O filmde gördünüz. Ebu Sufyan'ın Hanımı Hind'in kölesi Vahşi, o yiğitler yiğidi, güzeller güzeli Hz.Hamza'yı şehit etti. Sonra parçaladı. Sonra ciğerini çıkardı ve onu hanımına sundu. Yüce Peygamberimiz Medine'den Mekke'ye geldi. Bütün Peygamber düşmanları dize geldiler. Af dilediler. Yüce Peygamberimiz o gün Vahşi'yi bile affetti. Kur'an-Kerim'de bir Kısas Suresi vardır. Orada Kısas Müslümanlar'a hak olarak tanınır. Ama sonunda "Eğer affederseniz, bunda sizin için hayırlar, güzellikler, ecirler vardır" buyurulur. Ben, Sayın Nihat Özdemir'den şunu beklerdim: "Beşiktaşlı taraftarlar buyursunlar, gelsinler, stadımıza şeref versinler. Onlar bizim kardeşimiz. Bizler her zaman onların başarılarıyla gurur duyduk, iftihar ettik.Bizler gelen Beşiktaşlı taraftarları güllerle karşılayacağız. Buradan bütün Beşiktaşlı kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum." deseydi, benim gözümde büyürdü, yücelirdi, saygınlığı artardı, ve kısmet olup da İstanbul'a ilk gidişimde gider, elini öperdim.
Değerli kardeşim, bir Atasözü vardır, "Kanı kan ile yıkamazlar" diye. Yani Beşiktaşlı yöneticiler bir gaflette bulunup bir hata işlemişlerse bizler Fenerbahçe taraftarı olarak niye aynı hatayı yapalım? Hatta ben Nihat Özdemir'in yerinde olsaydım, dağıtılan gül buketlerinin yanında Beşiktaşlı kardeşlerimize baklava da ikram ederdim. Halk şairi ne güzel söylüyor, "Dünya bir penceredir, her gelen baktı geçti". Ne olur arkamızda güzel hatıralar bırakalım. Bizden geriye güzel renkler, güzel görüntüler kalsın. Koca Yunus ne diyor? "Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz". Yine Yunus, "Biz kimsye kin tutmayız, düşmanımız kindir bizim" diyor. Ne olur bize uzanan yumruklara biz ellerimizi sevgiyle, dostlukla uzatarak onları kucaklasak. Madem ki maç bizim sahamızda oynanacak, ne olur biz misafirperverlik gösterelim. Biz onları bağrımıza basalım. Sevgi, daima kinlere, nefretler, düşmanlıklara, hainliklere galebe çalsın. Parolamız daima sevgi olsun. Sevelim, daha çok sevelim, yeryüzündeki bütün insanları, bütün hayvanları, bütün bitkileri, bütün eşyayı aşkla, inançla kucaklayalım. Beethoven 9 ncu Senfoninin final kısmında Koroya ne güzel söyletiyor, "Birleşiniz insanlar, kardeş gibi olunuz" diyor. Eğer Fenerbahçe Yönetimi bu dediklerimi yaparsa sade Türk spor tarihine değil, Dünya spor tarihine de isimlerini gururla yazdırırlar. Değerli kardeşim, benim görüşüm bu. Kabul edersiniz veya etmezsiniz, o sizin bileceğiniz iş. Ama ben sevginin büyüklüğüne, yüceliğine, güzelliğine inanmış bir insan olarak sözlerimi yine Yunus'tan alınmış bir mısra ile bitirmek istiyorum, "Aşk gelicek cümle eksikler biter".
Selam, sevgi ve saygı ile...
Sabri Tandoğan
Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :
Fenerbahçe 2. başkanı Nihat Özdemir diyor ki; Yazan Armağan Ergon
Cvp: Fenerbahçe 2. başkanı Nihat Özdemir diyor ki; Yazan Sabri Tandoğan