Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : İnsan, bu meçhul
Gönderen : Çiğdem Seçkin Gürel
Tarih : 7/20/2007 9:28:47 PM


Çok Sevgili, Nur dolu, Işık dolu büyüğüm,


Bir kandil gününün geride bıraktığı rahmetler ve bir Cuma sabahının bütün güzellikleriyle bütün hayırların üzerinize olmasını diliyor, sizi ve bütün dostları bu duygularla selamlıyorum...


 


Efendim, dünya kurulduğundan bu yana gönderilen her bir kar tanesinin bir diğerinin benzeri olmadığını biliyoruz. Herbirisi farklı şekilde, bambaşka ve tarifsiz güzellikte kar taneleri...Ama hepsi farklı, hepsi birbirinden güzel ve muhteşem... Ancak bir kar tanesi yeryüzüne düştüğünde o temiz, saf, orijinal kristal yapısını koruyamıyor, ya yerdeki bir çamurla kirleniyor, ya da belki üzerine basılarak aslından uzaklaşıyor... Aslından uzaklaşmak ve kirlenmek bir kar tanesi için bile çok zor olmalı ki güneş bir yüzünü gösterdi mi, hemen varlığın yüklerinden soyunuveriyor ve buhar olup uçuyor asli vatanına, orada arınıyor, temizleniyor ve yepyeni bir kar tanesi oluverip eski saflığında ve eski güzelliğinde, insanlara rahmet vesilesi olmayı sürdürüyor bıkmadan usanmadan...


 


Biz insanlar için de böyle değil mi? Herbirimiz dünyaya apayrı vasıflar, yetenekler ve isim tecellileriyle donatılmış olarak, yüce Yaratıcının halifesi ve O’nun sırrı olarak bilinmez güzellikler ve yeteneklerle gönderiliyoruz... Ama bu dünya hayatı içinde o temiz ve asli varlığı koruyabilmek bir kar tanesininkinden çok daha zor şüphesiz. İnsanın hiç hata yapmamasını beklemek, yanılmayacağını düşünmek bile onun kulluk sıfatını hiç anlamamak oluyor. Ancak aslından uzaklaşmış olmak, kinlerle, nefretlerle, gıybetlerle, günahlarla kendi elleriyle ayağına zincirler bağlamış, kendi kalbine pas düşürmüş olmak sıkar, bunaltır, üzer, yorar insanı, zincirler içine hapseder... Ancak bir kar tanesinin güneşle buluşması misali Peygamberin ve Onun yolundan gidenlerin himmeti ve ışığı ile hatalarını farkederek tevbe yoluna koştuğunda, varlığın yüklerinden soyunarak arınıverir kirlerinden, temizlenir, yepyeni güzelliklerle koşar, hafifler ve hiç kirlenmemiş gibi tertemiz olur, yeniden doğar adeta...Hakka geri dönmek zamanı geldiğinde de emaneti aldığı gibi geri verebilmenin huzurunu duyar...


 


Yüce kitabımız  Kur’an-ı Kerim’de de önemli olanın insanın hiç hata yapmaması değil onu farkedebilmesi ve düzeltmek istemesi olduğu anlatılarak “Eğer siz hiç hata etmeyecek olsaydınız, Allah sizleri giderir, yerinize hata eden ancak sonra hatasını anlayarak günahlarına tövbe eden ümmetler getirirdi” buyrulmakta, tevbenin önemi ve değeri vurgulanmaktadır.


 


Sayın büyüğüm, içinde bulunduğumuz bu üç ayların manevi iklimi, bu hayır dolu, nur dolu, feyiz dolu güzel kandil ve Cuma günleri de yeni ve tam arınışlar için ne güzel vesilelerdir...Yüce Rabbimiz inşallah bizlere de siz büyüklerimizin dualarıyla bu rahmet dolu günlerin tecellerinden en güzel şekilde nasiplenerek yüklerden, dargınlıklardan, kinlerden, affetmeyişlerden ve içimizi sıkan, bizleri daraltan, bunaltan bütün yüklerden kurtularak varlığın sınırlarını aşan hadsiz güzelliklerine koşabilmeyi kolaylaştırsın ve nasip etsin inşallah...


 


Efendim, gece, gündüz, sabah akşam demeden sürdürdüğünüz hizmetlerinizin sağlık, huzur ve afiyetler içinde günden güne bereketlenerek bütün bir insanlık alemine güneş tutması, yüklerden kurtulmalarına vesile olması, onlara gerçeği, güzeli gösteren ışığı hiç sönmeyecek bir kandil olması niyazıyla hürmetlerimizi, selamlarımızı, sevgilerimizi ve teşekkürlerimizi sunuyoruz size...Esenlikler dileğiyle...


 


 


 


 


 


Çiğdem Seçkin Gürel


Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :

İnsan, bu meçhul Yazan Çiğdem Seçkin Gürel
Cvp: İnsan, bu meçhul Yazan Sabri Tandoğan

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]