Sizden Gelenler

 

subHeader_l

Konu : Cvp: Hüsnü Aganın son anı
Gönderen : Sabri Tandoğan
Tarih : 7/22/2007 12:03:58 PM


Sayın Süleyman İskender,


22.7.2007 tarihli mailinizi aldım.


Efendim, önce gösterdiğiniz içten gelen sevgi ve saygıya çok teşekkür ederim. İnşallah dualarınızla dilediğiniz gibi bir insan olurum. Bahsettiğiniz olay İstiklal Harbi gazilerinden Hüsnü Aga’ya aittir. Hüsnü Aga, Eleşkirt’te kızıyla beraber çok zor şartlar altında yaşamaktadır. Bir gün benim hocam olan rahmetli operatör doktor Münir Derman, Eleşkirt’e hükümet tabibi olarak tayin edilir. O zamanlar hükümet tabibleri aynı zamanda Kızılay cemiyetinin de başkanıdırlar. Münir Bey, cemiyet binasına gider, uzun zamandan beri cemiyete ne bir para gelmekte, ne de en ufak bir faaliyeti görülmektedir. Münir Bey, Eleşkirtlilere sorar, “İçinizden geçim sıkıntısı olan, zor şartlar altında yaşayan kimse var mıdır?”. “Efendim”, derler, “çok şükür, geçinip gidiyoruz. Yalnız İstiklal Harbi gazilerinden bir Hüsnü Aga var ki, zor durumda. Eskiden kızı evlere hizmete gidip babasına bakıyordu. Şimdi o da hastalandı, gidemiyor. Zor şartlar altında yaşıyorlar”. Münir Bey, fırına gider, fırıncıya der ki “Her gün, Hüsnü Aganın evine iki ekmek götürün. Ama Kızılay cemiyeti gönderdi deyin. Aman kırılmasın, incinmesin”. Sonra arada sırada kendisi de Hüsnü Agayı ziyarete gider, hatırını sorar, sohbet ederler. Hüsnü Aganın ancak namaz kılacak kadar dini bilgisi vardır. Fakat fevkalade zarif, efendi, inançlarını yaşayan güzel bir insandır. Bir gece onu rüyasında görür. “Doktor Bey”, der, “bana üzüm getirir misin?”. Münir Bey uyanır bakar, lapa lapa kar yağıyor. O tarihlerde böyle kar altında üzüm bulunmasına imkan yok. Fakat Hüsnü Aganın hatırı için kalkar pazara gider. Bir de ne görsün: Pazarın kapısının önünde bir satıcı, üzüm, üzüm diye bağırıyor. Merak eder sorar, bu havada bu iş nasıl oluyor diye. Üzümcü, “Efendim” der, “kızımı evlendireceğim, çeyiz alacak param yok. Bu üzümleri samanların içinde sakladım. Satabilirsem parasıyla biraz kızıma çeyiz yapacağım”. Münir Bey üzümü alır, doğru Hüsnü Agaya gider. Kapıdan içeri girerken Hüsnü Aganın son anlarını yaşadığını hisseder. Hemen üzümleri yıkar, götürür, birer birer Hüsnü Aganın ağzına koymaya başlar. Biraz yedirir. Sonra Hüsnü Aga o halinden umulmayan bir çeviklikle kalkar, kapıya doğru gider, eğilir, Ya Resulallah, niye zahmet ettiniz” der. Ve son nefesini verir. Günlerce evin içi mis gibi gül kokar. Allah gani gani rahmet eylesin. Allah’ın rahmeti, Peygamberin şefaati üzerine olsun.


Efendim, bahsettiğiniz hikaye budur. Nur içinde yatsın, aziz hocam, operatör doktor Münir Derman Hazretleri bir sohbetinde anlatmıştı. Ne zaman hatırlasam gözlerim dolar.


Muhterem efendim, yeni maillerinizi bekler, selam, sevgi ve saygılarımı sunarım.


Sabri Tandoğan


Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :

Hüsnü Aganın son anı Yazan Süleyman İskender
Cvp: Hüsnü Aganın son anı Yazan Sabri Tandoğan

...::Bu yazıyı arkadaşına gönder::...

Geri Dön

 

[Ana Sayfa] [Sabri Tandoğan] [Kitapları] [Yazıları] [Röportajları] [Resim Albümü] [Sizden Gelenler] [Dosya Arşivi] [Arama] [İletişim]