Cok kiymetli büyügüm Sabri Babacigim ve sevgili Gönül Dostlari; sizlere gecen Ekim ayinda vefat eden rahmetli dayimdan bahsetmek istiyorum. Kendisini o kadar sever ve saygi duyardik ki, anlatamam. Dayim annemlerin kardesleri arasinda (6 kardesler) en cok mektep okuyani. Bütün kardesler ilk okula zar zor gönderilirken onun ise yüksek okul okumasi kismet olmus. Annemler bir cok seyi ona danisirlardi. Ankara deyince Dayicigim, Dayicigim deyince Ankara es anlamli gibi idi. Ankara annemlere göre su siralar kurudu, cünkü dayim artik orada degil..Evlenmedigi ve cocugu olmadigi icin bütün yegenlerini cok severdi, cok ilgilenirdi. 10 sene kadar önce beyinden kaynaklanan bir hastaliga yakalandi. Birden az az, kaslari erimege, bazen ayagi veya baska bir organi kirilmaga, incinmege basladi. Beyne bagli kas erimesi galiba hastaliginin adi. Zamanla evde bile yürüyemez, emekler hale geldi. Yataga , eve baglanmaga basladi hastaligi sebebi ile. Annemler cokca gider gelir oldular ona. Annem "dayin emekleyerek mutfaga gider , kendine orada dizlerinin üzerinde yemek yapmaga calisirmis " dedi. Cok duygulandim. Dayicigim, Allah rahmet eylesin, cok sabirli idi. Annemler gibi ibadetlerini tam olarak yerine getiremesede, insanlik acisindan cok önemli yönleri vardi. Kesinlikle bos yere para harcamazdi, seyahati, iyi yerlerde lezzetli yemek yemegi, bizlere cok kaliteli hediyeler almayi cok güzel, örnek bir sekilde yapardi. Evindeki esyasi pek degismezdi, kullanisli , sade, yeterli idi esyalari. Ama illede az ve kaliteli olacakti bir cok sey. Bunun yani sira nimete özel bir saygisi vardi, israfa cok ama cok karsiydi. Bir gün Haci babamla annem Ankaraya dayima giderler. Dayim üzeri cok hafif küflenmis ev ekmeginin (biz bu ekmege "mayali" deriz) üzerini eliyle siler ve onu biraz isitip, yer. Haci babam gözlerini iyice acip bakakalir, Dayimin nimete olan saygisina. Simdi ben bundan kendime ders cikariyorum desem abartmis olmam. Bence bu o kadar önemli bir davranis ki, cöplere giden onca ekmegi, yemegi düsününce agliyasim geliyor. Sigara kullanmaz, her sabah taze portakal suyu icerdi. spor yapardi. Dile kolay 10 yil hergün iyilesme ümidi ile hayata devam etti. Yataga baglanmasi cogaldi, enfeksiyonlara karsi direnci azaldi, sikinti cekmege basladi, kendi yeme icme gibi ihtiyaclarini bile kendi karsiliyamaz oldu. 10 sene boyunca dayicigimin bir kez "OF", bir kez " bu niye benim basima geldi" dememis oldugunu annemin agzindan hayretler icinde dinliyordum. Anneme sürekli yalvariyordum " anne artik birazda Almanyaya bizim yanimiza gel , seni cok özledik" Annem söyle diyordu " Dayinin yanindan ayrilamam, iyilessin gelirim" Iyikide ayrilmamis dayicigimin yanindan. Annem bir gün sabah namazina kalkiyor, dayima bakiyor, agzina bir kac damla su veriyor, sonra yine yatiyor. Sabah 7 de uyandiginda ise dayim vefat etmis. Bu yaz annem bana sunu da anlatti "Dayin öldügü zaman evin, odanin ici bir güzel kokmaga basladi, daha önce hic böyle kokmamisti. Cok güzel kokular vardi evin icinde" .. Sevgili Babacigim siz bu konuda bizi nasil aydinlatirsiniz? Sabri Babacigim, Allah size herseyin en hayirlisini nasip etsin insallah. Ellerinizden öperim sevgi ve saygilarimla suna aciöz
Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :
Örnek insanlar Yazan Suna Acıöz
Cvp: Örnek insanlar Yazan Sabri Tandoğan