Sayın Safiye Filiz,
23.10.2007 tarihli mailinizi aldım.
Kıymetli yavrum, topluluk önünde konuşmanın bir tek şartı var. Samimi olmak, içten geldiği gibi konuşmak. Şov yapmamak, bilgiçlik taslamamak, ne söyleyecekse poz yapmadan, artistik tavırlar takınmadan, artistliğe özenmeden olduğu gibi, yani adam gibi konuşmak. Bu Ramazanda öyle şova çıkmış kimseler gördük ki dayanamadık, televizyonlarımızı toptan kapattık. Bazı kimseler o şova çıkanlar için "Bizi" dediler "öyle çileden çıkarttılar ki inançlarımızı kaybetmemek için televizyonlarımızı kapattık". Montaigne der ki “En güzel Fransızca, Paris’in zerzevat çarşında konuşulur”. Çünkü orada kimse artistik tavırlar takınmaz, poz yapmaz, şova çıkmaz. Güzel konuşmanın en büyük düşmanı güzel konuşmaya özenmemektir. İçten geldiği gibi konuşalım. Annemizle, dayımızla, amcamızın oğluyla, halamızın kızıyla nasıl konuşuyorsak topluluk önünde de öyle konuşalım. O zaman kitleler tarafından beğenilen, takdir edilen bir hatip olursunuz.
Selam, sevgi ve saygı ile.
Sabri Tandoğan
Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :
“Güzel konuşmanın sırrı, güzel konuşmaya çalışmamaktır” Yazan Safiye Filiz
Cvp: “Güzel konuşmanın sırrı, güzel konuşmaya çalışmamaktır” Yazan Sabri Tandoğan