İyi akşamlar Sabri Bey,
Babaannemi yılbaşı sabahı Pazartesi günü kaybettik. Kaç gündür yazacağım size ama elim gitmedi. Çok üzgündüm, çok ağladım. Allah nur içinde yatırsın inşallah. Birkaç sene önce babaannem her akşam yatarken şu duayı okuduğunu söylemişti, ben de unutmayayım diye not etmiştim duayı:
"Yattım Allah kaldır Allah, nur içine daldır Allah, can bedenden ayrılınca iman ile gönder Allah; yattım sağıma döndüm soluma, dört melek şahit olsun biri sağıma biri soluma, biri imanıma, biri mekanıma, yarabbi bilmezliğimi bildir, kabrimizi nurlan doldur, imanımı tekbir eyle." İnşallah babaannem de böyle ayrılmıştır bu dünyadan. Pazartesi günü çok ağladım, sonra yılbaşının ertesi günü sabah işe gittim; anahtarımla şirketin kapısını açtım, girdim, yılbaşı ertesi olduğu için bomboştu heryer; Allah razı olsun eşim beni işe getirdi, bekledi beni isyerinde; ben çalıştım, o bekledi beni, yardım bile etti bana sağolsun. Sessiz ve sakindi işyeri; öyle güzel çalıştım ki kimsecikler yokken. Sonra eşimle birlikte çıktık şirketten, kitledim yine kapıyı ve eve getirdi beni. Allah razı olsun,tatil günü getirdi götürdü beni. İki gün çok kötüydüm, sürekli babaannemin yüzü, sözleri, hareketleri gözlerimin önüne geliyordu. Ama babaannem çok üzülürdü benim ağladığımı görse. Allah'a şükür bugün daha iyiyim, yarın daha da iyi olacağım inşallah. Halam anneme, bana vermesi için babaannemin evindeki çetiklerinden ve birkaç tane de tülbentlerinden göndermiş; onları aldık dün akşam annemlerden; bizim eve getirdik. Elime alınca duygulandım yine, babaannem kokuyordu. Bir de babaannemin evinde babaannemin anne ve babasının resmi vardı, babaannem itinayla evinin bir köşesinde saklardı onları; her gittiğimde babaannemlere hep bakardım onun anne ve babasının resmine. Çok tatlı insanlara benziyorlar resimlerinden; babaannem de anlatmıştı zaten, bahsetmişti onlardan bana, oyüzden dikkatimi çekerdi o iki resim. Halamdan rica ettim o iki resmi alabilir miyim diye, sağolsun birşey demedi, al dedi. Onları da aldım, bizim eve getirdim; gülümseyen gözlerle bakan iki yaşlı insanın resmi. Okadar eski iki resim ki, buruşmuş, kırışmış; çerçevelerinden çıkmışlar. Şimdi onlara birer çerçeve yaptıracağım inşallah ve babaannemin verdiği değer gibi itinayla saklayacağım onları bizim evimizde. İnşallah böyle güzel insanların resimlerinin varlığı evimize iyilik ve güzellik getirsin. Allah'a çok şükür bir işim var, çalışıyorum, hergün sabah erkenden işe gidiyorum; işim yoğun da bir iş olduğu için gün nasıl geçiyor hiç anlamıyorum. Şu birkaç gün bana ilaç gibi geldi işim sanki, çok şükür.
Size birşey sormak istiyorum. Geçen akşam evde yemek olmadığı için Pizza Hut'tan pizza söylemiştik; tam da o gün bankamatikten, maaşımın yüz lirasını çekmiştim. Bankamatik bir tane 50, iki tane 20, bir tane de 10 ytl.vermişti. Pizza getiren çocuk kapıyı çaldığı zaman, ben arka odadaydım, eşime bankamatikten çektiğim 20 ytl.'lerden birini vermiştim ödemesi için. Eşim pizzayı alıp, parayı vermiş çocuğa, çocuk parayı alıp gitmiş, eşim kapıyı kapatmış, bir dakika sonra falan çocuk tekrar kapıyı çalmış ve para eksik diyerek kenarı yırtık bir 20 ytl.vermiş eşime; kenarı yırtık 20 ytl.yi görünce çok şaşırdım; sonra başka bir para verdik biz de. O sırada o genç çocuğun da elinde bir tomar para varmış. Sonra düşündüm, bankamatiğin yırtık para vermesi çok zor bir ihtimal diye düşündüm. Günahına da girmek istemiyorum, ama acaba o kapıya elinde bir tomar parayla gelen çocuk mu birşey yaptı acaba diye düşündüm ve çok üzüldüm. Şimdi o kenarı yırtık 20 ytl.yi çantamda ayrı bir yere koydum, yırtıp atacağım. Ama eğer o gelen çocuk birşey yaptıysa, nasıl yapabilir diye üzüldüm. Size anlatmak istedim bu olayı.
Sevgi ve saygıyla ellerinizden öpüyor, iyi akşamlar diliyorum.
Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :
Güzel bir kahvaltı; hayatın şiiri Yazan İlknur
Cvp: Güzel bir kahvaltı; hayatın şiiri Yazan Sabri Tandoğan