Sayın Nisa Hanım,
5.2.2008 tarihli mailinizi aldım.
Kıymetli yavrum, en ufak bir ipucu vermiyorsun. Seni üzen nedir, sıkan nedir, bunaltan nedir. Sonra da paylaşalım diyorsun. Neyi paylaşacağız? Sen, zihni bir karışıklık içindesin. Ne yaptığını, nereye gittiğini, ne konuştuğunu bilmiyorsun. Başkalarının imreneceği hayatım var diyorsun. Birşeyler içinde çırpındığını söylüyorsun.
Sevgili yavrum, kusura bakma sen bu kafayla kendi hayatını rezil ediyorsun. Mailini bitirirken bir saygıyla kelimesini bile eklememişsin. Bu ne büyük saygısızlık. Hayat her gün bizden yeni bir fetih bekler. Yarınlardan endişe ettiğini söylüyorsun. Daha bugünden elindeki imkanlarını kullanamayan insanın yarınının parlak olacağını kim söylemiş. Bir de yarına çıkacağımız ne malum. Elinde senedin mi var? Seni böyle zihni hercümerce sürükleyen nedir? En ufak bir ipucu vermiyorsun. Sonra da paylaşalım diyorsun. Neyi paylaşacağız? Mesele şudur, sen bana hayatını bütün detaylarıyla, nüanslarıyla anlatırsın sonra da el ele veririz beraber bir çıkış yolu ararız. Hayatta korkularla, vehimlerle hiçbir yere gidilmez. Bunu iyi bilelim. Kendi kendimizi aldatmayalım. Diyeceklerim bu kadar.
Selam, sevgi ve saygı ile.
Sabri Tandoğan
Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :
Hayat palavrayla yürümez Yazan Nisa
Cvp: Hayat palavrayla yürümez Yazan Sabri Tandoğan