Sayın Ali Çoban,
24.5.2008 tarihli mailinizi aldım.
Kıymetli yavrum, onlar dünya büyüklerine benzemezler. Merakla, tecessüsle onlara ulaşmak olacak iş değildir. Buna ne siz, ne bir başkası erişemez. Ancak mana aleminde bir yol alırsanız, İslamiyetin gösterdiği güzelliklerle nefsaniyetinizi zapt-ü rapt altına alıp mana aleminde hergün biraz daha ilerleyip, arınıp, temizlenip bir mana güzeli de siz olursanız o iş kendiliğinden olur. Siz de onlarla beraber oturup sohbet edebilirsiniz. Bunun başka yolu yoktur. Nasıl yüzme öğrenmeden denize giririlirse insanın sonu ne olur bilirsin. Mana denizi de öyle. Önce nefsin kirlerinden arınacağız. Yunup yıkanacağız. Bir mertebeye geleceğiz. Sonra biz de bu mana alemine katılcağız. Belli bir resim kültürü olmayan herhangi bir kimseyi resim sergisine götürürseniz ne anlar o sergiden? Birgün sivri akıllının biri cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrasını doğudaki bir vilayete götürür. Birtakım gariban, kendi halinde insanları çarşıdan, pazardan, kahveden toplarlar. Orkestrayı dinlemeye götürürler. O zavallılara konseri zorla dinletirler. Konser biter, halk dağılır. Bir gazeteci matrak olsun diye bir ihtiyar adama yaklaşır. Konseri nasıl bulduğunu sorar. İhtiyar cevap verir. “Evladım”, der, “bizim memleket memleket olalı böyle zulüm görmedi.”
İşte böyle yavrum. Dünya hayatında bile bir hususu daha önceden hazırlığını yapıp inceliklerini öğrenmeden o işe soyunursak ne anlarız? Mesela ben briç bilmem. Biririsi hatırını ortaya koyup beni b r briç salonuna götürürse hiçbirşey anlamz, bunalır, sıkılırım. Bir an evvel ordan kurtulmak isterim.
Herhalde verdiğim bu örneklerden mesele anlaşılıyor.
Selam, sevgi ve saygı ile.
Sabri Tandoğan
Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :
Bizim memleket böyle zulüm görmedi Yazan Ali Çoban
Cvp: Bizim memleket böyle zulüm görmedi Yazan Sabri Tandoğan