Sayın Çiğdem Seçkin Gürel,
18.8.2006 tarihli mailinizi aldım. Efendim Miraç insanlık tarihinin en büyük, en muhteşem olayıdır. Gelmiş, geçmiş ve gelecek insanlar içinde yalnız Yüce Peygamberimiz bu şerefe nail oldu. Merhum Süleyman Çelebi, Miraç olayını yazdığı Mevlid-i Şerifte detaylı olarak anlatır. Peygamberimiz bir gece Ümmühan Validemizin evinde iken Cebrail AS gelir, Efendimizi Burak’a bindiriri ve Kudüs’e, Mescid-i Aksa’ya götürür. Orada Peygamberimiz abdest alır, iki rekat nemaz kılar ve Miracın ikinci kısmı, göğe yükseliş başlar. Burada çok ince bir nokta var. Kıymetli yavrum, bazı aklı evveller olaya akıl gözüyle bakarak sonu gelmeyen olurdu olmazdılarla işi uzatıyor, geviş getiriyorlar. Bu edebe uymayan son derece çirkin ve yanlış davranıştır. Miraç hakkında en güzel sözü Hz. Ebubekir söylemiştir. Olay duyulunca Mekke’li müşrikler Ebubekir Sıddık Hazretlerine giderler ve Senin Arkadaşın Miraca gittiğini söylüyor. Bu konuda ne düşünüyorsun? Böyle birşey olabilir mi? O büyük, o yüce, o güzeller güzeli insan –Evet der, Peygamberim söylemişse kesinlikle doğrudur. Bana sorarsanız kıymetli yavrum, Allah’a, Peygambere ve Kur’an’a aşık bir müslümanın davranışı da böyle olmalıdır. Herşeyi akıl hudutları içine sokmaya çalışmak aptallıktan, salaklıktan, geri zekalılıktan başka nedir? Aşk, inanç hiçbir zaman münakaşaya gelmez. Shakespeare, “Aşkı münakaşa konusu yapmak yapan insan için en büyük ayıptır, en kötü çirkinlik örneğidir” der. İnanan bir insana yakışan Hazret-i Ebubekir gibi olmaktır. O söylemişse doğrudur diyebilmektir. Biz acaba o hayran olduğumuz bir tek aklımızla bırakın Miraç gibi kainatın en muhteşem olayını, çevremizdeki, ailemizdeki, işyerimizdeki, komşularımızdaki, akrabalarımızdaki, insanları tanıyabilir muyuz, anlayabiliyor muyuz? Ne gezer. Şair Atilla İlhan bir mısraında “Anladım imkansız şey bir insanın bir başka insanı anlaması” diyor. Merhum Necip Fazıl Kısakürek bir adım daha atıyor “Aynalar söyleyin bana ben kimim” diyor. Bizler daha o pek güvendiğimiz aklımızla ne kendimizi, ne çevremizdeki insanları anlayamadığımıza göre , izah edemediğimize göre Miraç hakkında nasıl edep dışı sözler söyleyebiliriz? Bir Kudsi Hadiste “Ben insanın sırrıyım, insan da Benim sırrım” buyruluyor. Nobel Armağanı kazanan Alexi Carel “İnsan bu, meçhul” diyor. Fazıl Hüsnü Dağlarca
“Geceler, geceler içindesin,
Anlaşılmaz gecelerin teki
Kimi aşk diyor kimi ölüm
Bu ne ki?”
diye yazmıştı.
Bir gün Hazret-i Ömer’e sorarlar, -Efendim, derler, Siz kimin imanına sahip olmak isterdiniz? O büyük insan, o yüce insan, o büyük insan cevap verir -Ben, der yalnız, kimsesiz, gece yıldızlara bakarken ürperen, ağlayan bir çöl kadınının saf, tertemiz, lekesiz imanına sahip olmak isterdim.
İşte böyle efendim, Miraç olmuştur. Allah’ın Kur’an-ı Kerim’inde “Habibim, Sevgilim” diye nitelendirdiği o büyük, o yüce, o en güzel insan Miraç gecesi yatağının sıcaklığı kaybolmayacak kadar kısa bir zamanda Mekke’den Mescid-i Aksa’ya gelmiş, oradan manevi yolculuğu’na devam ederek Aslıyla, Sevgili Rabbiyle yüzyüze gelmiştir. Aman yavrum kimseyle bu konuları münakaşa etme. Tartışmayı biz birtakım televizyon bezirganlarına bırakalım. İslam gayba inananların dinidir. İnanan inanır, inanmayan kendi bilir. Manevi kapılar edeple, incelikle, sevgiyle, saygıyla açılır. Bugüne kadar hiç kimse Hak kapısından içeriye cehaletle, küstahlıkla, kabalıkla, kavgayla giremedi. Olaya bu gözle bakalım. Sizin ve inanan bütün kardeşlerimin Miraç Kandili’ni yürekten kutluyorum ve “Namaz mü’minin miracıdır” Hadis-i Şerif’i gereğince bizlerin de namazlarını hakkıyla kılabilen kullardan olmamızı niyaz ediyorum. Selam, sevgi ve saygı ile.
Sabri Tandoğan
Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :
Miraç Kandili Yazan Çiğdem Seçkin Gürel
Cvp: Miraç Kandili Yazan Sabri Tandoğan