Sevgili Sabri Amcam,
Öncelikle ellerinizden öpüyorum.. Amcacığım bir süredir aklımı kurcalayan bir konu var.. Riya konusu..
Yüce dinimiz bizlere ne yapıyorsak Allah(c.c)'ın rızası için yapmamızı ya da yapmamamızı emrediyor.. Aksi takdirde Allah(c.c) korusun küçük şirke müptela olunuyor.. İhlasın gayesi halkın övgüsünü sevmemektir deniliyor..
Benim aklımı kurcalayan mesele şu Sabri amcacığım: ailemize ya da arkadaşlarımıza hiçbir maddi karşılık beklemeden yalnızca onları mutlu etmek için iyilik yaptığımızda ( Allah(c.c)'ın rızasını gözetmeksizin) yine riyakar mı oluyoruz? Bunu çok merak ediyorum amcacığım..
Bir de Sabri Amcacığım bunu söylemek kötü ama Hz. Ali(r.a)'nin bir sözünü okuduğumda riyakar olduğuma karar verdim..O söz:
"Riyakarın dört nişanı vardır:a) Yalnız kalınca tembeldir..
b)Halk arasında neşelidir.
c) övülünce amelini artırır.
d) Yerilince amelini azaltır..
Bunu söylüyorum: çünkü iyileşmenin ilk şartı hasta olduğunu kabul etmektir.. Hasta doktoruna derdini anlatmazsa iyileşmeyi nasıl bekler amcacığım? Ben hiç bir konuda riyakar olmak istemiyorum..Amcacığım ben nasıl kurtulacağım bu hastalıktan?
Dilerim Yüce Allah(c.c) ömrünüzü uzun, iki cihanınızı da cennet yapsın Sabri Amcam..
Sayın Sabri Tandoğan'ın cevaben yazdıkları :
“Ameller niyetlere göredir.” Yazan Zehra
Cvp: “Ameller niyetlere göredir.” Yazan Sabri Tandoğan